Blog

Katılım Sigortacılığı Nedir?

Katılım Sigortacılığı Nedir?

Katılım Sigortacılığı Nedir?


Katılım sigortacılığı, klasik sigorta sistemine alternatif olarak geliştirilen, benzer risklere sahip olan gerçek ya da tüzel kişilerden toplanan primlerin faizsiz fonlarda değerlendirilerek, yaşanan mağduriyetlerin bu fonlar ile karşılanmasını esas alan sigortacılık faaliyetidir.

Diğer bir adı da "tekafül sigortacılığı" olan katılım sigortacılığı, yardımlaşma ve dayanışma esasına dayanır. Bu dayanışma sistemi riskin belirli gruplar arasında dağıtılarak sorumluluğun paylaşılmasını sağlar.

Katılım sigortacılığının temel ilkelerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yardımlaşma, dayanışma esasına dayanması
  • Gerçek ya da tüzel kişilerden toplanan sigorta primlerinin faizsiz yatırım araçlarında değerlendirilmesi
  • Sigorta teminatı altına alınan değerlerin gayri ahlaki ve meşru görülmeyen iktisadi kıymetler içermemesi

Katılım Sigortacılığı ve Klasik Sigortacılık Arasında Ne Farklar Vardır?

Katılım sigortacılığı ve klasik sigortacılık arasında uygulama amaçları ve biçimleri açısından farklar vardır. Bu farkları genel olarak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz:

  • Katılım sigortacılığı yardımlaşma ve dayanışma amacı taşır, konvansiyonel sigorta şirketleri ise kâr amaçlı kurulmuştur.
  • Katılım sigortacılığında toplanan fonlar İslami açıdan uygun olan faizsiz yatırım araçlarından değerlendirilir. Konvansiyonel sigortacılıkta ise bütün yatırım araçları kullanılır.
  • Katılım sigortacılığı yardımlaşma esasına dayandığı için oluşturulan fonlar ve fonlardan elde edilen gelirler tüm katılımcılara aittir. Klasik sigortacılık hizmetlerinde ise fonlar sigorta şirketine aittir.
  • Katılım sigortacılığı hem mevcut yasalara hem de İslami anlamda uygunluğuna karar veren denetleme kuruluna tabidir. Klasik sigortacılık mevcut yasalara tabidir.

Katılım Sigortacılığı Uygulamaları Nelerdir?

Katılım sigortacılığı İslami esaslara uygun olmak kaydıyla farklı şekillerde ve modellerde uygulanabilir. İşleyiş tarzı ve yöntemine göre yaygın olarak kullanılan üç farklı model vardır.

Mudârebe Modeli

Mudârebe, emek-sermaye esaslarına göre işler ve kâr-zarar ortaklığına dayanır.

Bu modelde sigorta şirketi de girişimci statüsünde kâr-zarar ortağıdır. Teknik masraflardan sonra kalan miktar, şirket tarafından İslami esaslara uygun şekilde yatırımda değerlendirilir. Elde edilen gelir, sigorta şirketi ve katılımcılar arasında önceden belirlenmiş olan orana göre dağıtılır. Vekâlet ücreti uygulanmaz.

Vekâlet Modeli

Bu uygulama vekâlet akdine dayanır. Sigortalılardan bağış olarak alınan primler bir havuzda toplanır. Bu havuz, vekil sıfatı ile sigorta şirketi tarafından yönetilir. Şirket, kâr-zarar ortağı değildir, gerçekleştirdiği teknik ve mali işlemler için önceden belirlenmiş olan bir ücret alır. Kârın tamamı sigorta fonunun katılımcılarına aittir. Zarar ise havuzda toplanan fonlardan karşılanır.

Karma Model

Günümüzde en yaygın olarak kullanılan uygulama modelidir. Mudârebe ve vekâlet modellerini bir araya getirir. Yani sigorta şirketi hem fonların değerlendirilmesi ile elde edilen kârdan belirli bir pay alır hem de fonların yönetiminden vekâlet ücreti tahsil eder.